Reklam Verebilirsiniz

Hıristiyan İşbirliği Teşkilatları


Bu makale 2016-04-18 07:50:40 eklenmiş ve 417 kez görüntülenmiştir.
Sabiha Doğan

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın toplanması teşkilatın varoluşsal sorgulamasını artırdığı gibi yerli yersiz eleştiriyi de beraberinde getirdi.

Eleştirilerden bir kısmına katılmakla birlikte bunu salt siyasi muhalefetten yahut kendi dini gözüken İslam'a nefretinde yapanları da gözden kaçırmıyoruz elbette.

Bunlardan en absürdü, “Neden İslam İşbirliği Teşkilatı var da Hıristiyan İşbirliği Teşkilatı yok, Hıristiyan İşbirliği Teşkilatı kurulsa ne düşünürsünüz,” diyenler oluşturdu sanırım!

Hıristiyan İşbirliği Teşkilat olmadığını sadece teşekkülün adına bakarak varsaydıklarını düşünen sevgili arkadaşlara AB'nin, BM'nin vs ne teşkilatı olduğunu sorsak mantıklı yanıtlar alabilir miyiz dersiniz?

İsimlerinde ‘Hıristiyan Teşkilatı' yazmıyor olması bu tür yapılanmaları Hıristiyan kulübü olmaktan çıkarır mı, çıkarırsa neden” diye karşı sual yöneltmek bizlerin boynunun borcu değil midir?

Örneği somutlaştırmak istersek eğer; Türkiye'yi yıllardır oyalayan, üyeliğe almamak için bin dereden su getiren AB'nin katıksız bir ‘Hıristiyan İşbirliği Teşkilatı' olmadığını hangi aklı evvel iddia edebilir?

Nitekim Türkiye'nin üyelik başvuru sürecinde arada bir aklını dilinin ucuna taşıyan Hıristiyan devletlerden bazılarının “Türkiye üyeliğe alınamaz, burası Hıristiyan devletlerin birliğidir” mealindeki ifşaları nereye konumlandırabilir?

Her ne kadar bünyesinde Müslüman ülkeleri barındırsa da BM'nin, NATO'nun icraatlarının hangi inanca, zihniyete, dine hizmet ettiğini sözü sakınmadan ve objektif olarak açıklayabilip ne tür bir kulüp olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilir misiniz?

Peki, BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarının dört daimi üye tarafından alınabilmesi/veto edilebilmesine mukabil diğer üyelerin müdahil olmadan yoksun emir eri ülkeler/kullar olmasını nasıl değerlendirirsiniz?

Hıristiyan Teşkilatı yokken neden İslam İşbirliği Teşkilatı var sorgulamasını akledip de önyargılarından sıyrılıp İslam İşbirliği Teşkilatının neden kurulduğuna bakmayı düşünmeyenlere yardımcı olalım mı dersiniz?

Teşkilatın, Kudüs'de radikal bir Yahudi'nin Mescid-i Aksa'yı kundaklama girişimi sonrası Müslüman ülkelerin kutsalın korunması amacına paralel ortaya çıktığını öğrenmemiş olabilirler mi?

Oysa sorgulama, teşkilatın kuruluş amacına ne kadar hizmet ettiği, ortaya somut nasıl bir değer, yaptırım koyduğu, ne ürettiği bağlamında yapılsa kişi samimiyet testini geçebileceği gibi toplumsal /küresel bir gelişime de katkı sağlardı.

İslam Teşkilatı'nın bugüne kadar İslam dünyası adına neler yaptığını, bundan sonra nasıl bir tutum takınması gerektiğine dair tartışmayı/münazarayı gelin hep birlikte yapalım!

Lakin Hıristiyan Teşkilatı var mı ki diye sorarsanız eğer düşüncenizin kısırlığı bir yana bakış açınızdaki tarafgirliği de faş etmiş olursunuz!

Ekmeleddin İhsanoğlu gibi proje isimlerin öncülük ettiği yapıdan somut ve bağımsız bir eylem beklemek belki zor, ancak bununla birlikte son toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri ümitvar olmamızı teşvik eder mahiyette. Erdoğan'ın bu konuşmasını satır satır okuyun derken bir paragrafta biz paylaşmış olalım:

Küresel ekonominin işleyişinde önemli rolü olan tahkim sistemini kendi aramızda oluşturmalıyız. Niye bizim dışımızdakilere dünyada kurulu tahkim sistemlerine kendi sıkıntılarımızı, sorunlarımızı havale ediyoruz? Bunun için İstanbul'da uluslar arası bir tahkim müessesesi oluşturulmasını teklif ediyoruz.”

Twitter.com/sabihadogann

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.