Reklam Verebilirsiniz

Kılıçdaroğlu’nun şahidi Ayşe Arman olurmuş!


Bu makale 2016-04-18 07:50:14 eklenmiş ve 135 kez görüntülenmiştir.
Sabiha Doğan

Meğer bu ülkede ne kadar çok küfürsever varmış. Sadece küfürsevmekle kalsalar iyi, bir de küfürbazlar lobisi oluşturacaklar kadar koordineli, ortak jargon dayanışması sergileyecek kadar da birbirlerine bağlılarmış!

Sadece küfürbazlık da değilmiş ortak noktaları. Yeri geldiğinde feminist-kadın hakları savunucusu kesilen yeri geldiğinde hak-hukuk teraneleri okuyup kişisel hakların gönüllü havarisi kesilen tiplerin meğer bir küfürlük canları varmış!

Bu taifenin başta feminizm, insan hak ve hukuku, dokunulmazlığı gibi kavramları sadece kendileri ve kendi mahalleleri için -yığından ayrılmalarını sağlayacak- bir üst insan sınıfı oluşturmak için kullandıkları her yeni vakayla bir kez daha tescil ediliyor.

Söz konusu tabaka, evrensel insan hakları olarak nam değerleri bile sadece kendileri için dokunulmazlık zırhı olarak kullandıktan sonra öteki addedilene karşı bir paçavraya dönüştürme maharetine sahip.

Hele bir de tüm bunları milletin gözünün içine bakarak yapmazlar mı, hak ve hukuku duruma göre biçimlendirilecek bir öğeye dönüştürmezler mi işte bu, tüm kelimelerin kifayetsiz kaldığıdır…

Mekke'nin helvadan put yiyicileri bunları görse önlerinde diz çökerdi azizim, bu ne kıvraklık/kıvırma becerisi öyle!

Şimdi, Bülent Arınç, “Bir kadın olarak sus!” deyince yeri göğü havaya kaldıranların Kılıçdaroğlu'nun fecaat sözleri için takındığı tavra bakıyoruz da ideolojik körlüğün -aslında bazıları buna politik döneklik demeyi tercih ediyor ya neyse- insanda nasıl bir akıl örtücü olduğuna yeniden şahitlik ediyoruz. (Bu arada, Arınç'ın bu sözlerini o vakit de eleştirmiştim şimdi de savunacak değilim yanlış anlamaya mahal verilmesin.)

Ne kadın derneklerinden ne kadınlar için ayaklananlardan kadın lehine bir tutum görmediğimiz gibi sergilenen tablonun ölüm sessizliği olmasını tercih edecek yerde olmamız acınası halin fotoğrafıdır.

Hadi erkeklerden vazgeçtim, bir yandan CHP'li kadınların bir yandan da medyada yer tutmuş feminist(!) kadınların tepkileri insan aklını dumura uğratacak boyutta!

“Kılıçdaroğlu'nun sözleri belden aşağı, ağır ve kabul edilemez, Kılıçdaroğlu özür dilemeli!” diyen CHP'li eski vekil Canan Arıtman'dan başka eleştiri yönelten görülmedi.

CHP'li kadın vekillerin bu ifadeleri savunan açıklamaları, avuçlarını patlatırcasına alkışlamalarını kadın haklarının, feminizmin neresine eklemek lazım gelir yoksa “partide diktatör var” başlığı altında mı incelemek lazım gelir, sizlere bırakmış olayım.

Peki, sözde kadın hakları savunucusu pornografik diyemesek bile rahatlıkla erotik röportajcı sıfatını kullanacağımız Ayşe Arman'a ne buyrulur bilemem! “Kılıçdaroğlu yüzde 100 haklı” başlığını atan sevgili Arman'ın kadın hakkındaki tanıklığına bundan sonra nasıl itibar edilebilir?

Dillerine pelesenk ettikleri “Muammer Güler, Rıza Zarrap için de aynı ifadeyi kullanmıştı onu niye protesto etmediniz” savunusuyla muhakeme yeteneklerinin mi yoksa zekâ seviyelerinin mi diplerde olduğuna delil sunduklarını bilmeyenlere ne söylenebilir?

Bu zat-ı muhteremler Kılıçdaroğlu savunusu yapmadan önce şu sorularımıza cevap versinler başka söz lazım gelmez:

1-Muammer Güler'i bu sözlerinden dolayı hangi AK Partili nasıl/ne diye savundu açıklar mısınız?

2-Muammer Güler bu sözleri kendi adına kullandı, kişi kendine küfredip kendini değersizleştiriyorsa bundan diğer AK Partililere, muhafazakârlara ne?

3-Muammer Güler, sözüyle hangi kadını muhatap almıştı bize gösterebilir misiniz?

4-Muammer Güler bu sözü kendi için kullandı, Kılıçdaroğlu ve Kılıçdaroğlu savunucuları bu ifadeyi kendileri adına/kendileri için kullandılar da karşı çıkan/eleştiren mi oldu?

Twitter.com/sabihadogann

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.