Reklam Verebilirsiniz

Yoğun bakım mı taciz/gerilim odası mı?


Bu makale 2016-04-18 07:49:37 eklenmiş ve 142 kez görüntülenmiştir.
Sabiha Doğan

Okullarda, yurtlarda, aile içinde yaşayan taciz ve tecavüzlerin artık daha sıklıkla haberleştiği, yasal sürece taşındığı bir ortamda yoğun bakım odalarındaki taciz iddiaları nedense gündeme getiril-e-miyor…

İnsanın, “Allah düşürmesin!” diyeceği yerlerden birinin yoğun bakım odaları olduğunu ancak yolu buraya düşenler biliyor.

Yoğun bakımda yaşanan sıkıntılar, hastanın taburcu olmasıyla bir süre etrafta dönen hikâyeye temel oluşturduktan sonra unutulup gidiyor. Aslında unutulup gitme kısmının sadece hastanın hikâyesini dinlemişler için geçerli olduğunu, hikâyenin asıl karakterinin bu öyküyü uzun zaman içinde -bir travma olarak- sakladığının farkında değiliz.

Yoğun bakım odalarındaki taciz vakalarının oranının hayli yüksek olduğu tahminine rağmen adli süreçle karşılaşılan olayların azlığı düşündürücü…

İlk olarak öyküye inandırma/ispatlama güçlüğü, hastalık sebebiyle zayıflayan psikoloji, yaşanan travmanın itirafıyla ortaya çıkacak ailesel problemler yoğun bakımdaki tacizlerin deşifre olmasını engelleyen sebeplerden…

Yakın zamanda iki genç arkadaşımın -biri operasyon, diğeri trafik kazası sebebiyle- yoğun bakımda kalmaları, yaşadıkları rahatsızlığı açık yüreklilikle itirafları, Twitter'da aldığım şikâyetler bu yazıda yönlendirici oldu.

Yıllardır yoğun bakım odalarının düzeninden rahatsızlıklarını, karşılaştıkları tacizleri, buna bağlı ortaya çıkan psikolojik travmalara dair yığınla öykü dinlemiş olan bendeniz için son olaylar hızlandırıcı etki yaptı.

Hastaların öncelikli şikâyeti, yoğun bakım odalarının kadın-erkek karışık olması ve tüm hastaların bakımıyla erkek hastabakıcıların ilgilenmesi oluyor. Arada mahremiyeti koruyucu hiçbir mekanizmaların bulunmadığı odalardaki çırılçıplak hastaların üstü de çoğu zaman yarı açık.

Yan yana yatan çıplak kadın ve erkek hastaların çoğunluğunun bilincinin açık olduğunu söylememe gerek yok! Bunların içerisinde tedbir amaçlı gözetim altında tutulanlar, beden kontrolüne sahip hastalar olduğu gibi uyutulan hastalar da var.

“Yan yana yatan, çıplak hastalarla dolu bir odada gözümü açtım” diyen arkadaşım, gece ayağa dikilip “bırakın beni” diye odadan çıkmak isteyen çırılçıplak adamın odanın içerisinde dikilip görevlilere mukavemet göstermesini de dehşetle izlediğini anlatıyor. “Zaten hastalığım sebebiyle bozuk olan moralim çıplak bedenlerimizle erkek hasta bakıcıların ilgilenmesi ve bir oda dolusu çırılçıplak hastayla bir arada bulunmaktan iyice yıprandı” diyor.

Diğer arkadaşım ise; “Beni uyuttuklarını zannetseler de bilincim yerindeydi. Erkek hastabakıcıların çıplak ve korumasız vücudumu silip temizlemelerine karşı yapabileceğim hiçbir şey yoktu, sadece gözlerimden yaşların süzüldüğünü hatırlıyorum” diye konuşuyordu.

Konuyla ilgili iddialar birer hikâye formatında algılanmasın diye yoğun bakımda uğradığı tacizi Ayşe Arman'a anlatan (2008) 17 yaşındaki genç kızın yaşadıklarını hatırlatmak isterim. Erkek hastabakıcı tarafından taciz edildiğini iddia eden genç kız ve annesi Arman'a açıklama yapmaktan korkmamıştı. Korkmamış derken toplumsal baskıdan, isminin yıpranmasından vs vs…

Üç erkek hastabakıcının görevli olduğu yoğun bakımda bir erkek hastabakıcının tacizine uğradığını iddia eden genç kızın yasal girişimleri -taciz yapmadığını yeminle söyleyen- hastabakıcı ifadesine inanan başhekim ve iddianın ispatlanamaması sebebiyle çözümsüz kalmış. En yakınların dahi alınmadığı, çırılçıplak ve savunmasız bir ortamdaki tacizin nasıl ispatlanması beklenir, ben anlayabilmiş değilim! Anlayanlar beni de aydınlatırsa sevinirim(!)

Konuyla ilgili basına yansıyan bir diğer haber de 2011'de Zonguldak'ta kendisi dâhil iki kadın hastanın tacize, bir kadın hastanın tecavüze uğradığını iddia eden 63 yaşındaki kadın hastanın suçlaması olmuştu. Sonuç, tahmin edeceğiniz gibi takipsizlikle sonuçlandı.

Yoğun bakım gibi izole bir mekânda taciz nasıl ispatlanır, düşüneduralım, erkek ve kadın hastaların neden karma, kadın hastalara erkek hastabakıcı verildiğini bizlere kim açıklayabilir. Kadın hastaların tüm ihtiyaçlarının -buna tuvalet ve vücut temizliği dâhil- erkek hastabakıcılar tarafından giderilmesi hangi mantığa paralel yürütülür?!

En azından yoğun bakım odalarının kadın-erkek olarak ayrılması, kadın hastalara kadın hastabakıcı görevlendirmesi neden ve hangi gerekçeyle düşünülmez?

Söz çok, yer az olunca kelimeleri noktalarken yakın geçmişte basına düşen, yoğun bakımdaki bir hastanın kadın hastaya tecavüz girişimi iddialarını hatırladım, bilmem sizler unuttunuz mu?

Twitter.com/sabihadogann

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.