Reklam Verebilirsiniz

Kalbimizin Yetiştirdiği...


Bu makale 2016-03-29 03:09:58 eklenmiş ve 228 kez görüntülenmiştir.
Nuray Alper

Hep böyle oluyor. Birileri öldürüyor, birileri ölüyor. Birilerimiz, terör eylemlerinin bir gün kendisine, aile ve evlatlarına dokunabileceği ihtimalinden uzak “hiç ölmeyecekmiş” gibi yaşarken, birilerimiz gürültülü sözlerde teskin edici bir kuvvet arıyor da onun, gel geç cazibesine yaslanıyor.  Topluma, bu dünyadan acımasızca uzaklaştırılanlara, belki yaşanacak acılara borcunu bu yolla ödediğini düşünüyor.

Birilerimiz uyuşturuluyor, birilerimiz kandırılıyor, birilerimiz hatırlamıyor, birilerimiz ise mütemadiyen unutuyor. Birkaç çılgın yüzünden, karıncayı incitmekten men eden bir din üzerinden, “terör dini” algısı yaratılıyor. Şehirler örseleniyor, mekânlar kanatılıyor, hakikat, ne gönüllerimizde ne de harabeye dönmüş yangın yerlerinde aranıyor.

Gün geçmiyor ki bir şehit haberi daha gelmesin, bir ocak dünyadaki en büyük ateşle imtihan edilmesin. Gün geçmiyor ki ecdadımızın derin bir iman ve aşk ile inşa ettiği şehirler, göğsünden yara almasın. Gün geçmiyor ki insanlık yürüyüşüne tuzak kurulmasın.

Acılar, gönülden sarsılmayı, gönülle sarsılmayı ve dualara sımsıkı sarılmayı gerektirir. İman, ihlas, teslimiyet… Selamete kavuşmak için, içine düştüğümüz bela denizinden duanın ipine tutunarak çıkmalıdır. Ateşi serin bir gülzâra dönüştürmek, selim bir gönülle ateşi yaratana yakarmayı gerektirir. Derdin, imtihan için derman sahibi tarafından gönderildiğini bilmek ve bu bilinçle harekete geçmek esas olan…

Yazık ki yaşadıklarımız, hak ettiklerimizden ötesi değil. Okullarımızı, evlatlarımızı, fakültelerimizi emanet ettiklerimiz de, “barış bildirisi” adı altında güzel yurdumuzun birlik ve beraberliğini muhafaza için alınan karar ve uygulamaları protesto edenler de, Yüce kitabımızın “kitap yüklü merkepler” ikazını hatırlara getirenler de bizim içimizden çıkan, bizlerin maneviyatıyla yoğrulan kimseler… Bizlerin fikir ve idealarını yansıtmıyor olmaları bir yana, bizimle büyüyen, bizim tarafımızdan büyütülen insanlar az sözün çok ses getiren sahipleri… Ciddiye alıyor, günlerdir gündemi meşgul etmelerine müsaade ediyoruz çünkü bulundukları konum itibariyle bu ülkenin köşe taşları olduklarını biliyoruz.

Âlimleri bir gecede cahil eyleyen, kuru bir teknik ve rakamların ezberi üzerine bina edilen, maddeye aşina, manadan ırak bir yaklaşımı benimseyen, yüzeyde kalırken derini yakalama gayretine girmeyen eğitim sisteminin yetiştirdiği fertlerden, sistemin uzak kaldığı bir kültür şuuru ve maneviyat iklimi beklemek, bir çakıl taşından firuze etki ve güzelliği ummak kadar acı…

Senelerdir yabancı dil dayatmasına kurban edilerek, akademik camiada yükselişi engellenen bir grup güzelin, içine çekildiği zillet ve bunalım sayfalara sığmayacak bir mevzu…

Güzel yarınlara talip olmanın yolunu, mütemadi bir eleştiride arayan bizlerin, eleştiri alanına almadığı tek güç yazık ki kendimiziz; kendi gönüllerimiz… Nizamın terakkisi için elimizden gelen gayreti gösteremiyoruz. Mahrem meselelerimizden hane içlerimize kadar an an kayıt altına alarak sosyal medyada neşrettiğimiz hayatlarımızın yanına birkaç süslü cümle yazmakla da sorumluluklarımızın ağırlığından kurtulduğumuzu zannediyoruz.

Önce kendimizi, sonra da Rahman'ın emaneti olan evlatlarımızı toplum ve maneviyat bilinci ile yetiştirmeli, bu toprakların kanla sulandığı tarihler kadar, onları canları pahasına koruyan müthiş iradeleri de ezberlemeliyiz.

Toprağa düşen her acının kalbimizin ürünü olduğunu unutmadan…

Selam ile

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.