Reklam Verebilirsiniz

Gelişmemiş Toplumlarda Hanım Yazar Olmak!


Bu makale 2016-03-29 03:09:25 eklenmiş ve 152 kez görüntülenmiştir.
Nuray Alper

Hüzünlü bir hakikat ağrısının sadırdan satıra dökülüşüdür bu… Yıllara uzanan, yollardan usanan, dünyaya yüzünü çevirdiğinde bile, Rahman'a karşı şikâyetten utanan bir serüvenin serçe parmağındaki yara izidir.

Bilen bilir; hayatımın her alanında yüce kitabımızın yöneticilik ve koruyuculuk vasfı verdiği erkekle, cenneti ayakları altına serdiği kadınlar arasında ayrıştırıcı bir ifadeye yer vermemeye çalışmışımdır. Hanımı mazlum, mağdur ve ulvi bir noktada zikretme ihtiyacına girerken bile, beylerin ikinci planda bırakılabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmuş, buna göre kaleme almış, konuşmuş, davranmışımdır. Bu sebeple, kendini tüketen dünyada insan olan ve insan kalmayı başaran; merhameti, adaleti, nezaketi, emanet şuurunu ve bilhassa hayâyı özünde taşıyan hiçbir bey incinmesin sözlerimden… Çünkü içinde, bu anlamda sitem taşıyan her hanım gibi her söz de, onlara teşekkür uzatır.

Fakat, uzaktan kırılgan bir ışık demeti, munis bir şiir yürüyüşü gibi duran kalem dünyasının, yaratılış gereği zaten yumuşaklık taşıyan ve kelimeler aracılığı ile tamamen incecik bir hâle gelmiş bulunan kadın yüreğine nasıl dokunduğuna değinmeliyim hiç değilse… Hak ve hakikatten nasip almamış hoyrat kimselerin sebep olduğu dağınıklık ve kirliliği “kalem dünyası” ile sınırlandırmak, suçu ona hibe etmek olacağından yanlış bir ifade belki de… Kendini geliştirememiş, değiştirememiş, dönüştürememiş insanların sebep olduğu hasarları “kalem dünyası” başlığı altında değerlendirdiğim için aslında özür dilemeliyim kâinat üzerindeki tüm kalemlerden…

 Türlü vesilelerle sık dillendirmişimdir; gerilik ve gelişim arasında kalmış, terakkiyi layıkıyla yakalayamamış toplumlarda kadın olmak zor. Yazar olmak zor. Kadın yazar olmak hepsinden zor. Çünkü annelik, hanımlık, gelinlik, evlatlık, bunun dışında zaman zaman çalışma hayatında bulunmak gibi ağır vazifelerin yanında, bir de yürek gözlemini yazma sorumluluğu altında eziliyor yazı hayatında yer almış hanım kalemler. Bilip hissettiğini, anladığına inandığını, fark ettiğini daha ziyade yazıya dökme ihtiyacı hissediyor. Yazar, sükûtunu bile topluma dönük yaşama gereksinimi içinde bulunuyor. İnsanına tebessüm ve hayırdan buket yaparak uzattığı, Allah rızası için kaleme aldığı kelimelerin ötelerde şahitliğini umuyor.

Buna mukabil, mütemadiyen gelişen internet âlemi, bin bir rumuz ve bin bir farklı maske ile ahlaksızlığı düstur edinmiş bazı kimselere, yazarların, kelimelerden ördüğü kırılgan fikir dünyalarına nüfuz etme, oralardan mana devşirme, talep ettiği davranışı bulamayınca da hakaret yoluna gitme imkânı sunuyor. Yüzüne kapatılan kapılara gelmenin, okunmayacağını bildiği hâlde güzelim kelimeleri “Allah adıyla” ziyan etmenin, yine günahı, Rahman'ın adını kullanarak meşrulaştırmaya çalışmanın hasarlı ruhların üstleneceği bir durum olduğu bilinse de dünya, bu kirlilikten nasipleniyor.

 Yazık ki içimizde insan ve İslam kisvesiyle dolandığı halde, tartışma ortamı yaratarak değiştiremeyeceği kimi fikirlere müdahale hakkı bulan, dini, ahlakı ve aşkı kendince yorumlayan, “görünmediğim sürece yapıp söylediklerimden mesul değilim” düşüncesi ile yürümeye çalışan kimseler var.  Tartışma arenalarında yer almayı, gönüller incitmeyi, İslâm'ı kendince yorumlamayı cihat telakki eden bu kimselere dikkat ve itibar gösterdikçe, toplumu zehirli bir sarmaşık misali daha çok kuşatacakları düşüncesindeyim. Beslendikleri menzil hayâsızlık çünkü…

Allah'ın veli kullarını, varlıkları ile teselli bulduğumuz güzel insanları birer birer ebedî âleme gönderiyoruz. Kelimeleri, gönülleri, içinde bulundukları dünyaya dair her şeyi incitmekten ırak duranlar, en güzel makamlarla dönüyorlar Yaratan'ın yanına…

Bırakın gidişlerinin ardından rahmet dilemeyi, lanet bile etmeye tenezzül etmeyeceğiniz kimseler ise avuç içlerinden öperek küfrü –muhtemel ki imtihan icabı- zehirli bir sarmaşık misali tutunuyorlar dünya hayatına. Gönüllere, hakikat mührünü vuran her kelâm ile biraz daha hırçınlaştırarak benliklerini…

Memleketimde hanım olmak zor. Yazar olmak zor. Zarif ellerinde sözcük taşıyan bir kadının dünyaya kelimelerle mukavemet etmeye çalışması hepsinden zor... Çünkü yazmak, kaleme alınan ile sınanmaktır. Çünkü acıtılmaktır. Önce kendini kanatmak, sonra kelimelerce kanatılmaktır.

Memleketimde kadın yazar olmak, mananın doruklarına çıkmayı başardığınız demlerde bile, alarak başınızı avuç içlerinize, böyle bir yazı yazmaya mecbur bırakılmaktır.

Selam ile…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.