Reklam Verebilirsiniz

Modern Dünya'da Kadın Olmak!


Bu makale 2016-03-29 03:01:11 eklenmiş ve 170 kez görüntülenmiştir.
Sabiha Doğan

Modernizm, herkesin zannettiğinin aksine kadın için hayatı kolaylaştırmak yerine zorlaştırdı aslında. Yönetim ve iş dünyasının tepelerini ele geçirmek hedefi gösterilen kadınlar, hükmetmeye bayılan erkekler için erklerini sarsacak bir tehditten başkası değildi!

Siyaset, medya, iş dünyası, yöneticilik kadrolarını parsellemiş erkeklerin kendilerine özgü kıldıkları bir alanda var olmaya çalışmak modern kadının en büyük mücadelesi.

Kökeninin nereye dayandığını bilmediğimiz bu güç sahibi olma, yönetme sıfatlarını benimsemiş ve sadece kendilerine özgü gören erkekler sofrasına dâhil olmak -daha doğrusu dâhil olmaya çalışmak- kadının tarih boyunca karşılaştığı en büyük savaşın adıydı.

İşin ironik tarafı kadını iş, siyaset, medya vs erkek egemenliğindeki piyasalara süren mekanizmanın buna rağmen ev, aile, çocuk bakımı gibi evsel sorumlulukları yine kadının üzerine yıkmasıydı!

Çocukluğundan itibaren güç sahibi olduğuna inanılarak yetiştirilen erkeğin karşısına çıkarılmış meslek kadınları, bir yanda da eş, anne, gelin, kız evlat vs vs olarak üzerlerine yüklenmiş sorumluluklarla var olmaya çalıştılar.

Geleneğin, belki yer yer fıtratın eklemlediği ailesel yük, onun kurtlar sofrasına dönüşmüş iş-meslek yaşamında var olmasını, başarılı bir grafik çizmesinin önündeki en büyük engel gibi görünür.

İş hayatında başarılı olması için zorlanan kadının sorumlulukları bununla sınırlı değildir tabii…

“Kariyer de yaparım çocuk da” sloganından “çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır” formülüne evrilen bakış açısı kadın için kariyer, annelik, bakımlı olmak maddelerini vazgeçilmez başarılı olma kuralı olarak kabul ettirmiştir.

Bakımlı kadın, ifadesi üzerinden verilen mesaj irdelendiğinde ise modern dünyanın kadına yeni sorumluluklar yüklediği görülür.

Yaşı kaç olursa olsun, kaç çocuk doğursa doğursun kadın için çizilen, idealize edilmiş bir vücut profili vardır artık.

Sıfır beden olarak nam, kemik sevicilik üzerine kurulu yeni güzellik anlayışı yağları savunma mekanizması olarak kullanan kadın bedeni için eziyet, postmodern işkence anlamına gelmekteydi.

Varlık içindeki yokluk, sıfır beden ulaşmak için salonlara/doktorlara harcanan paralar, yiyip yiyip kusanlar, her bir nimetin içerisinde beden güzellik algısına uymak için açlık yaşayanlar…

Çok olup da az yiyince yetersiz beslenmenin sonucu ortaya çıkan envai çeşit hastalıklar…

Bozulan bağışıklık sistemleri, dibe vuran demir ve bilumum mineral-vitamin değerleri, pençesine düşülen aneminin düşürdüğü yaşam kalitesi eşliğinde erkeklerin sahiplendiği alanlarda var olmaya çalışan, yükselmek için uğraşan kadınlar…

Şişmanlığın eleman alımında tercih edilmezlik, evlilikte aldatma sebebi olarak kabul edildiği modern dünyada kadının kendisini koruması, özgüvenini yitirmemesi için fit olmaktan başka çıkar yol bırakılmamış gibi görünür!

Hâsılı, modern dünyada kadın olmak eski çağdan da ürpertici kadın hikâyelerine rağmen orta çağda kadın olmaktan da kolay değildir!

Sırtına yüklenmiş sorumluluklarla erkeğin çoktan tırmanıp tepeden seyrettiği bir yarışta merdiven çıkmaya zorlanan kadınların bir ellerinin yağda bir ellerinin balda olduğu varsayımı ne kadar gerçekçi kabul edilebilir ki?

Twitter.com/sabihadogann

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları

Güncel Gazete Oku

En çok okunanlar

Hava Durumu
Namaz Vakitleri

Nöbetçi Eczaneler

E-Mail Bülten Kaydı
GHaber İnternet Gazetesi. Sitemizde Yayınlanan Haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Köşe Yazılarının Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.